24 Ocak 2012 Salı

HER ŞEYİ BIRAKIP GİTMEK

 Bu duyguyu farklı şiddetlerde de olsa yaşamayanımız yoktur herhalde. Genelde iş, okul ya da aşk stresleri, huzur özlemi, daralma, aynılıktan bunalma, hiç bir şeyin tatmin etmemesi, her şeyin üstünüze üstünüze gelmesi, insandan nefret etme, başarısızlık hissi, mücadeleden yorulmuş bir iç sesin sıklıkla ‘Bırak git, bırak git’ diye fısıldaması, soyut bir elin boğazınızı sıkması gibi sebeplerle tezahür eder. İstemek başka bir şeydir fakat yapmak CESARET İSTER!                                                                       
Bir avuç insan tanıdım bunu yapabilen, deneyip mutlu olanlar ve deneyip yanılanlar oldu. Deneyip mutlu olanlar aslında kendilerinden değil, yaşadıkları şehrin stresinden, trafiğinden, dayatmalarından bıkmış olanlardı. Bu nedenle gitmek duygusu depreştiğinde, tek çözümmüş gibi göründüğünde sebepleri iyi analiz etmek gerekiyor. Nereden gitmek istiyorsunuz? Bu şehirden mi? Kendinizden mi?



  • Her sabah 6 da uykunuzu aldığınız için değil, çalan bir saat nedeniyle uyanıyorsanız
  • Günün 2 saatini trafiğe sıkışmış şekilde serviste geçirerek, güneş görmeyen bir plazada, en erken 18:30 da, çoğunlukla da gece yarısına doğru işten çıkabiliyorsanız,
  • Gün içinde anneniz arasa dahi konuşamayacak kadar yoğunsanız,
  • İş yerindeki rekabet sizi çoktan aşmış, etrafınızdakileri insan olmaktan çıkarmışsa,
  • Stresiniz artık sağlık sorunları olarak gün yüzüne çıkmaya başlamışsa,
  • Yapmakta olduğunuz iş, hayalinizdeki iş değilse,
  • Hayalinizdeki işi yaparak bu şehirde geçinme şansınız yoksa
  • İçinde yaşamaya vakit bulamadığınız yeşilsiz, bahçesiz, gri betondan evinize maaşınızın yarısını yatırıyorsanız,
  • Çocuğunuz bakıcıya ‘Anne’ demek üzereyse,
  • Eşinizle paylaştığınız en güzel dakikalar salondaki koltukta, pijamalarla tv seyretmekten ibaretse
  • Sizinle aynı şehirde yaşayan en sevdiğiniz arkadaşınızı üç ayda bir görüp, bunu da yadırgamıyorsanız,
  • Hiçbir hobiniz için vakit ya da fırsat bulamıyorsanız,
  • Daha rahat bir iş ile de bu şehirde insan gibi geçinmeniz imkansızsa
  • Yaşadığınız şehirde soluduğunuz şey hava değilse
  • Yatağınıza yattığınızda gürültüyse duyduğunuz
  • Sokakta ağır ağır ve gülümseyerek yürüyen insan görmüyorsanız
 ‘GİTMEK’ eylemi yanlış değildir bence. Peki nereye? Bir çok alternatif var fakat salyangoz sertifikası almış ‘Yavaş şehirler’ benim yeni umudum. Haftaya dünyada hızla yayılan ‘Yavaş şehirler’ yazımla karşınızda olacağım. Sizler de bu süreçte nereden kaçmak istediğinize karar verin. Sevgiler..

23 Ocak 2012 Pazartesi

ROMANTİZMİN ve TUTKUNUN DORUKLARINDA MODERN HİNT DİZİLERİ

İş nedeniyle Hindistan’a sık gidip geldiğim dönemlerde tanıştım bu dizilerle. Yoğun toplantılar sonrası, yorgun argın, otel odasına dönüp, alt yazısı olmayan, Hintçe diziler izledim gecelerce. Önceleri gülmek için izliyordum, ya da ben öyle sanıyordum, sonra baktım ki söyledikleri tek kelimeyi bile anlamamama rağmen, seyahatlerimin vazgeçilmezlerinden olmuş bu romantik dramalar.
Komik olmasına komikler fakat aynı zamanda o kadar romantikler ki takılıp kalmamak elde değil. Sanki senarist ile yönetmen oturmuş, klişe olsun, olmasın, en romantik dekor ve sahnelerin listesini çıkarmışlar, teker teker her bölümde uyguluyorlar. Bir sahnede kızla çocuk çarpışıyor, kağıtlar havalarda uçuşuyor, başka bir sahnede yağmurun altında dans ediyorlar, kızın ayağı illaki burkuluyor, doğal olarak delikanlı kızı kucağında taşıyor, çocuk bir şekilde yaralanıyor, kız şefkatli bir biçimde pansuman yapıyor. Sonra iki-üç bölümde bir, çocuk kızın bir şekilde hayatını kurtarıyor, kahramanı oluyor. Dizilerde anlamlandıramadığım bir biçimde cereyan söz konusu, her karşılaşma sahnesinde, ister açık, ister kapalı mekanda olsunlar, kızın saçları mutlaka ama mutlaka tatlı bir meltemle savruluyor.
Diziler romantik olduğu kadar çelişkili bir biçimde hem masum, hem tutkulu. Öpüşme sahnesi kesinlikle yasak, çıplaklık söz konusu bile değil fakat sürekli nefes nefese, öptü öpecek dedirten tutkulu sahnelerle, can alıcı bakışlarla, tansiyon hep yüksek tutuluyor. İtiraf etmeliyim insana ‘yeter artık’ dedirtecek cinsten uzun bakışma sahneleri var. Sıradan sosyal rollere uyumlu biçimde kızlar utangaç, ürkek, kontrollü; erkekler kararlı, cüretkar. Bir bölüm yok ki kız kaçmaya çalışırken, kaslı yakışıklı jönümüz kızı bileğinden tutup yakalamasın. Mekan seçimi ve dekora gelince, hiçbir fantezi dizginlenmemiş, sınır tanınmamış, fıskiyeli, güvercinlerin uçuştuğu avlular mı istersiniz, yağmurlu bir gecede ormanda sığınılan samanlık mı istersiniz her şey var. Etrafı tüllerle çevrili prenses yatakları , mumlar, rengarenk çiçekler, şömineler kaçınılmaz öğeler
Oyuncuların kıyafetleri de çok güzel ve renkli. Yeri geliyor yerel hint kıyafetleriyle, sarilerle, bağları çözülmek suretiyle gerilim yaratan çolilerle görüyoruz oyuncuları, yeri geliyor olabilecek en batılı giysilerle. Hızmalardan, hal hallardan, bele takılan takılardan bahsetmiyorum bile. Tabi ki kızlar çok güzel, erkekler de yakışıklı. Bu kadar anlattım, merak edenler internetten aşağıda örnek teşkil edecek üç dizi ile ilgili videolar izleyebilir; Geet - Hui Sabse Parayi Rang Badalti Odhni Dill Mill Gayye Peki bu dizilerde ne anlatılıyor, hikaye ne? Maalesef bilmiyorum. Belki bir Türk TV kanalı bu dizilerden birini ekranlarımıza getirir de, öğreniriz. Kim bilir? Sevgiler Derya Demir

HOW I MET YOUR MOTHER üzerine

Bu yazı tüm How I Met Your Mother sevenlere gelsin!

        Neden How I Met Your Mother dizisini bu kadar çok seviyoruz? Neden başka bir dizi değil de How I Met Your Mother? Neden tüm diziler ara verdiğinde en çok bu diziyi özlüyoruz?

        Öncelikle mükemmel bir komedi, her bölümün sonunda insanın suratında tatlı bir gülümseme bırakıyor. Dizinin ilişkilere olan yaklaşımı muhteşem. Hemen hemen her bölümde tam anlamıyla zeka pırıltıları akan espriler, dahiyane olay, durum, karakter, psikoloji analizleri söz konusu, hani etrafımızda sürekli gördüğümüz ama bugüne kadar kelimelerle anlatmadığımız cinsten. Dizinin bir bölümü yok ki, ‘Vasattı’ diye nitelendireceğimiz.. Çok iyi kurgulanmış, her ayrıntısı bir seri katilin titizliğiyle düşünülmüş bir dizi.

        Daha da önemlisi kast muhteşem, başka bir Barney, başka bir Lilly, başka bir Marshall kesinlikle istemiyoruz. Tüm karakterler bir puzzle’ın parçaları gibi pürüzsüz bir şekilde oturmuş ve birbirini tamamlıyor. Burada sizlere ‘lemon law’ dan, ‘Bro code’ dan, ‘Slap bat’den, ‘The naked man’ den bahsetmeyeceğim.

        Benim asıl bahsetmek istediğim bu dizinin reytinginin arkasındaki bir kaç gizli formül, bir kaç psikolojik hile.

        Bu dizi ve benzeri Friends, Coupling gibi diziler gerçek, yorucu, gündelik hayatlarımızdan kısa süreli, konforlu kaçamaklar yapmamız için tasarlanmış. Bunu biliyoruz fakat en önemli psikolojik hile, kendimizle ve çevremizdekilerle özdeşleştirebileceğimiz karakterler sunulması. O karakterlerle tanışır tanışmaz bağ kuruyoruz, kimimiz kendisini hayatının aşkını arayan Ted ile bir tutuyor, kimimiz kendini Barney Stintson sanmaya başlıyor ve mecaz anlamda o karakterlerle arkadaş oluyoruz. O karakterlerin başına gelecekler bizi birebir ilgilendirmeye başlıyor ve diziye bağlanıp kalıyoruz.

         İkinci hile, özümsediğimiz kendimizle bir tuttuğumuz bu karakterlerin, bizim yapmak isteyip yapamadığımız şeyleri yapabiliyor oluşu. Kopmayan, bitmeyen, sevgi dolu, anlamlı arkadaşlıklar, zevk alınan meslekler ve maceracı bir sosyal hayat istiyoruz. Biz de her akşam en sevdiğimiz arkadaşlarımızla aynı bardaki, aynı masada bir araya gelmek istiyoruz. Biz de arkadaşlarımızla aynı evde yaşayabilmek istiyoruz. Onların yapabildiği şeyleri sanki biz de yapıyormuşuz gibi tatlı bir yanılsamayla yaşıyoruz.

         İdealist bekar bir mimar, kendini adamış çevreci bir avukat, resim yeteneği olan bir anaokulu öğretmeni, güzel bir Tv spikeri, sosyal hırsları olan bir iş adamı. Bu karakterlere aşık oluyoruz çünkü her biri bizim içimizde olan, birbiriyle örtüşen ya da çelişen başka bir isteği temsil ediyor. Ted kadar bağımsız olmak istiyoruz, Marshall kadar idealist, Barney gibi çapkın olup Lilly ile Marshall’ın ki gibi birbiri için yaratılmış olmak istiyoruz. Dizinin her yeni bölümüyle karakterlere olan bağımız artıyor.

        Son formül ise gerçek ile fantazinin ölçülü dağılımı. İzlediğimiz şeyin tamamen fantazi olduğunu düşünsek bizi bu kadar çekmeyebilir. Dizi gerçek ile fantazi arasındaki ince çizgide o kadar iyi geziniyor ki, bilinçaltımızda bizim de bu hayatı yakalayabileceğimizi tetiklemekle kalmayıp, özdeşleştiğimiz karakteri kendi hayatımız için rehber olarak görmeye başlıyoruz.

        İşte bu dizinin başarılı olmasının nedenleri bana göre bunlar. Bu dizinin arkasındaki sosyal dehaları kutluyorum, kendilerinden ricam şu; Ted, çocukların annesiyle tanışsın, tanışmasın, hiç önemli değil..Yeter ki bu dizi hiç bitmesin :)

YENİ BİR EV KURMAK İÇİN GEREKENLER REHBERİ


1. BÖLÜM-MUTFAK
                
Romantik bir ortamda, ya da sevimli bir ortamda, hayal ettiğiniz gibi ya da değil, sevgiliniz sonunda size evlenme teklif etti. Şimdi sizlerden parmağınızdaki tek taşa bakıp büyülenmekten bir süreliğine vazgeçmenizi ve daha ciddi, daha zaman alıcı konulara yönelip hayalini kurduğunuz ev için almanız gerekenlere dikkatinizi yoğunlaştırmanızı rica ediyorum.
Elbette burada vereceğim liste yoğun tempoda çalışan, kuracağı ev konusunda anne yardımı alamayacaklar için daha fazla önem taşıyor. Fakat çalışsanız da çalışmasanız da, sizin için birileri her şeyi yapıyor olsa da olmasa da bir evin mutfağı için olmazsa olmazlar listesi, bizzat araştırıp, incelediğim uyarı mahiyetindeki notlar ve önerilerle birlikte burada. Sonraki bölümlerde evin diğer kısımları ile ilgili de bilgi vereceğim.

Eğer hali hazırda oturacağınız ev belli değilse, aşağıdaki liste sıralaması tam size göre çünkü önce evin ebadıyla, genel renk uyumuyla alakasız ürünlerle başlıyorsunuz alışverişe. İçinizden ‘Düğüne daha 6/8/10/12 ay var şimdiden erken değil mi bu kadar ıvır zıvırı almak için?’ diyenleri duyar gibi oluyorum fakat düğün tarihi yaklaştığında rahat, huzurlu, tek derdinizin ‘solaryuma kaç seans gitmeniz gerektiğini düşünmek’ olmasını istiyorsanız, alın çıktısını bu listenin ve başlayın yavaş yavaş. Ayrıca, aşağıdaki listedeki ürünlerin maliyetleri hiç düşük değil, düğüne yakın bütçenizin rahat olması açısından ve son dakika kalitesiz, aslında çok ta beğenmediğiniz ürünler almak zorunda kalmamanız için bu işe ehemmiyetle sarılmanız şart. Bir de beğendiğiniz, almak istediğiniz birçok ürünü hemen teslim alamıyorsunuz, ürüne, modele, stok durumuna göre bir hafta da bir ay da beklediğiniz olabiliyor.

Sizler alışverişe başlamadan önce değinmem gereken birkaç husus daha var.

Birincisi, samimi arkadaşlarınız ya da akrabalarınız evinize hediye olarak illaki bir şeyler almak isteyecek.

a)      Yüzsüz olun, kimden ne istiyorsanız o kişilere bildirin.
b)      Medeni olun, almadığınız ürünlerin listesini bildirin insanlara, onlar içinden seçip, size bilgi verip alsın.
c)      Kuzu gibi olun, günün sonunda evinizde bazı ürünlerden 5 er tane olsun, ihtiyacınız olanlardan hiç olmasın.

Karar sizin..

İkinci husus; interneti, internetten satış sitelerini kesinlikle göz ardı etmeyin. Alacağınız ürün ya da marka konusunda tüketici forumlarını, kadın forumlarını elinizden geldiğince okumaya çalışın. Mağazada görüp çok beğendiğiniz bir ürünü gözü kapalı almayın, fiyatlarına internette de mutlaka bakın. Günümüzde birçok internet sitesi alışveriş merkezlerinde fahiş dükkân kiraları ödemedikleri, yüzlerce mağaza personeline maaş ödemedikleri için, bir depo kiralamak suretiyle, kar payını daha düşük tutarak çok daha iyi fiyat alternatifleri sunabiliyor, üstelik aynı garanti süreleriyle, kapınıza teslim edilecek şekilde.

Bir diğer konu da mağaza personeli ile kurduğunuz diyalog. Farklı mağazalarda işinin ehli satış personelleri bulun ve onları çeşitli sorularla sıkıştırmaktan çekinmeyin. ‘Siz hangisini önerirsiniz?’ ‘En sağlıklısı hangisi?’ ‘Neden bunu değil de bunu önerdiniz, farkları ne?’ gibi.

Son ve en önemli husus; sevgiliniz bir alışveriş manyağı değilse, ev ürünlerine dair özel bir tutkusu yoksa, bu alışveriş sürecinin her aşamasına onu dahil etmeye çalışarak kendinizden nefret ettirmeyin, size evlenme teklif ettiğine pişman etmeyin. Siz alternatifleri eleyip, kararınızı verdikten sonra, illa onu da dahil etmek istiyorsanız ‘İşte istediğim tencere tava seti bu, şimdi almaya gidiyoruz.’ deyin. Ondan anlamadığı ve içtenlikle ilgilenmediği konularda yardım, öneri, seçim beklemeyin, kendinizi kandırmayın.

Unuttuğum eşyalar varsa, listenin altında bıraktığım boş satırlara ekleyin.
Mavi ile işaretli bölümdeki ürünler olmazsa olmaz kategorisinde değil, sarı ile işaretli bölüm ise küçük bir uyarı. Artık birçok konut projesinde aspiratör, ocak, fırın, mikro dalga fırın hatta bulaşık makinesi bile evin standart donanımında hazır olarak teslim ediliyor. Oturacağınız ev henüz belli değilse, sarı ile işaretli satırları en sona bırakmakta fayda var.
Söyleyeceklerim bu kadar, umarım işinize yarar. Bazılarınıza işkence gibi gelecek, bazılarınızın hobiye dönüştüreceği bu tatlı alışveriş macerasında sizlere başarılar dilerim.



MUTFAK
DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
YEMEK TAKIMI - GÜNLÜK
GENELDE 6 KİŞİLİK ALINIYOR ANCAK, 12 KİŞİLİK OLMASI MAKİNEDEKİ BULAŞIKLAR HENÜZ YIKANMAMIŞ OLDUĞUNDA, HAYAT KURTARIYOR.
YEMEK TAKIMI -MİSAFİR İÇİN

ÇATAL BIÇAK TAKIMI- GÜNLÜK
ÇİZİLME SORUNUNA KARŞI UZUN YILLAR TAMİR VE DEĞİŞİM GARANTİSİ VEREN BİR MARKA SEÇİN. İKİ GÜN SONRA PASLANACAK SAÇMA SAPAN BİRŞEY ALMAYIN. ÖNEMLİ! PARLAK KAPLAMALILAR ÇİZİĞİ VE PARMAK İZİNİ DAHA AZ GÖSTERİR.
ÇATAL BIÇAK TAKIMI- MİSAFİR İÇİN
ÇİZİLME SORUNUNA KARŞI UZUN YILLAR TAMİR VE DEĞİŞİM GARANTİSİ VEREN BİR MARKA SEÇİN. İKİ GÜN SONRA PASLANACAK SAÇMA SAPAN BİRŞEY ALMAYIN. ÖNEMLİ! PARLAK KAPLAMALILAR ÇİZİĞİ VE PARMAK İZİNİ DAHA AZ GÖSTERİR.
BIÇAK SETİ
GENELDE 7 PARÇA OLUYOR, ET, EKMEK, SEBZE FALAN DİYE ÇEŞİTLİ. TEZGAH ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEBİLEN TAHTA STANDLILARI ÖNERİRİM.
TAHTA KAŞIKLAR
ÇEŞİTLİ EBATLARDA 4-5 TANE MUTLAKA ALIN, YEMEK PİŞİRİRKEN TENCERELERİNİZİ ÇİZMEK İSTEMEZSİNİZ.
ÇELİK TENCERE
OLMAZSA OLMAZ. 2-3 FARKLI BOYDA ŞART.
DÜDÜKLÜ TENCERE
3-4 KİŞİLİK BİR EVE, 4,5 LTLİK 1 ADET, İDEAL. YOĞUN ÇALIŞIYOR, EVE GEÇ ULAŞIYORSANIZ, 10 DAKİKADA MUHTEŞEM YEMEKLER YAPMANIZI SAĞLIYOR. DİKKAT ETMENİZ GEREKEN HUSUS, PATLAMAMA GARANTİSİ VEREN BİR MARKADAN ALMANIZ.
PİLAV TENCERESİ
DİBİ TUTMAYACAK, İÇİ SERAMİK OLANLARI, HATTA CERAMICA SERTİFİKASI OLANLARI TERCİH EDİN, SAĞLIĞINIZ İÇİN TEFLON KAPLAMALI ALMAYIN.
DÖKÜM TENCERE
OLABİLECEK EN SAĞLIKLI TENCERE! ÜSTELİK DÖKÜM TENCEREYLE YAKALAYACAĞINIZ LEZZETİ DİĞER HİÇBİR ÜRÜNLE YAKALAYAMAZSINIZ. ÜRÜN BİRAZ AĞIR, GÜNLÜK KULLANIM İÇİN PEK PRATİK DEĞİL AMA EVİNİZDE 1 ADET BULUNURSA GÜVEÇ KIVAMINDA ET YEMEKLERİ YAPARSINIZ. DİKKAT! KAPLAMASIZ DEMİR DÖKÜM OLMALI!
TAVA SETİ
20,24,28 CM ENLERİNDE 3 TAVA YETERLİ OLACAKTIR. BENİM ÖNERİM YİNE DİBİ TUTMAYACAK OLAN, İÇİ SERAMİK OLANLARI, HATTA CERAMICA SERTİFİKASI OLANLARI TERCİH EDİN, SAĞLIĞINIZ İÇİN TEFLON KAPLAMALI ALMAYIN.
CEZVE SETİ
GENELDE 3 LÜ OLUYOR.SAPINI TUTTUĞUNUZDA ELİNİZ YANMAYACAK MATERYALDE OLSUN, GERİSİ ZEVKİNİZE KALMIŞ.
ÇAYDANLIK
ÇOK FARKLI TASARIMLARDA ÜRÜNLER VAR. ÇEVREM ÇAYDANLIK NEDENİYLE YANIK VAKALARIYLA DOLU, BENİM TERCİHİM EMNİYETTEN YANA. TAMAMEN ÇELİK, KAPAKLARI MİNİK HAMLELERLE KİLİTLENEN ŞIK MODELLER VAR.
BAHARATLIK

YAĞDANLIK-SİRKELİK

TEPSİ

MUTFAK TAHTASI

SAKLAMA KABI

FIRIN ÜRÜNLERİ

RENDE

SÜRAHİ

KÜLLÜK

ÇEREZLİK

SARMISAK EZECEĞİ

TÜRBÜŞON

LİMON SIKACAĞI

ŞEKERLİK

MAKARNA SÜZGECİ
PLASTİK ALMAYIN!
MUTFAK ÖNLÜĞÜ

MUTFAK ELDİVENİ

TÜRK KAHVESİ FİNCAN TAKIMI

ÇAY BARDAĞI

SU BARDAĞI

BİRA BARDAĞI

SHOT BARDAĞI

ŞARAP KADEHİ

MEŞRUBAT BARDAĞI

KUPA

SU ISITICISI- KETTLE
MALZEME MUTLAKA ÇELİK OLMALI, SAKIN PLASTİK ALMAYIN, YA DA ÜRÜNÜN İÇİNDE MİNİMUM ORANDA PLASTİK OLSUN. REZİSTANS GİZLİ OLSUN.2400W-3200W ARASI ALIRSANIZ 10-15 SN DE SUYU KAYNATIR.
RONDO-BLENDER-MİXER-DOĞRAMA-DİLİMLEME- RENDELEME-HAMUR KARIŞTIRICI FONSİYONLU MUTFAK ROBOTU
MOTOR GÜCÜ YÜKSEK BİR MODEL SEÇİN. TEK PARÇA BÜYÜK, HANTAL BİR ROBOT YERİNE BAŞKA BAŞKA PARÇALARA TAKILABİLEN TEK BAŞLIKLI BİR MODEL SEÇİN.
EKMEK SAKLAMA KUTUSU

SALATA KURUTUCU

TÜRK KAHVESİ MAKİNESİ

TOST MAKİNESİ
IZGARALARI TEFLON KAPLAMA OLMAYAN, DÖKÜM OLAN,ÇIKARILIP, YIKANABİLENLERİ TERCİH EDİN.
EKMEK KIZARTMA MAKİNESİ

TAZE MEYVE SIKACAĞI

FRİTÖZ

EKMEK YAPMA MAKİNESİ

MUTFAK TARTISI

OCAK

FIRIN

MİKRO DALGA

ASPİRATÖR

BULAŞIK MAK.

BUZDOLABI